0

Vainglory 1.13 update Yeni Kahraman : Reim Hikaye(lore)

Yazar @admin08 Ocak 2016

Vainglory 1.13 güncellemesine çok az zaman kaldı ve sızıntılar gelmeye devam ediyor. Son gelen bilgilere göre yeni kahramanın isminin reim olacağı kesinleşti ve reim herosunun hikayesi yayınlandı.

reim_new_yeni_hero_kahraman

Reim Kahraman Hikayesi : Bölüm 1 Her şey Gitti

Grangor halkı yüksek buzlu bir yerden, alevlerin Trostan’ın dönen kule başlarını yutmasını izledi. Gythia kristal ticaretinin kalbi olan şehir cehennem ağzına dönüşürken duman yüzlerinin etrafında parıldadı ve ciğerlerini tıkadı. Yarığın içine ölüler güvenli yolculuk etsin diye Gythia altını attılar. Paraları bir günde, yüz mil içerisindeki her yerde işe yaramaz hale gelmişti.

Bilge olanlar kar tozu kümesinin içinde toplandı ve çomaklarını yere tarihi hikaye ritminde vurdular. Azı dişini yargılayıcı bir şekilde yalayarak, en yaşlı sonraki nesillere anlatılmak ve tekrar anlatılmak üzere ilk hikaye Anlatma’sına başladı:

“Bir zamanlar Trostan’dı, ama yakında unutulmuş olacak.”

“Bilge olanlar biliyordu,” diye hep birlikte şarkı söylediler.

“İnsanlar buzullarda delik açmaya geldi. Kristali dünyadan sökmeye geldiler. Kuyudan içmeye geldiler,” diye devam etti ikinci en yaşlı olan tiz bir tonla.

“Bilge olanlar biliyordu.”

“Ödül avcılarımız çelik için insanlarla ticaret yaptı,” dedi bir sonraki.

“Bilge olanlar biliyordu.”

“Şehir kendi aç gözlülüğü altına gömülmüş,” diye mırıldandı bir diğeri.

“Bilge olanlar biliyordu.”

“Ataları ruhlarını eve taşımak için çok fazla yalan söylemiş,” hayıflandı en yaşlı olan.

“Bilge olanlar bili…”

Üzerlerindeki tepeden gelen buzlu bir patlama yeri titretti ve şarkılarını böldü. “Sisuuk!” diye bağırdı bir anne, pılını pırtını topluyordu. Tüm gözler yukarı bakmak üzere alevlerden ayrıldı. Bir çığ yerine, dondurucu rüzgarla gelen şey bir adamdı, omurgası yaşlılıktan eğilmiş, benekli cildi soğan katmanları kadar hassas. Pençemsi eli bir asa kavramıştı. Omuzlarında bir Grangor postu giymişti. Ancak hiçbir Grangor daha önce onu görmemişti, tüm bildikleri güvenilmez keşişlerdendi. Reim, ona verdikleri isimle, buz efendisi, Grangor yok edicisi, Kall Peaks’in dehşeti. Gerçi ondan sayıca kat kat üstünlerdi, buz büyücüsü buza kristalize olan öfkeli nefesler verirken Grangor silahlar hazır şekilde geri çekildi.

“Çocuk nerede?” diye homurdandı.

“Annesi biliyor,” diye yanıtladı en yaşlı olan, ancak bu Grangorlar arasında bir deyimdi sadece. Anlamı bir şeyin bilinemeyeceğiydi.

Bir küçümsemeyle Reim Grangor’a arkasını döndü ve yol boyunca kendi kendine homurdanarak dağ yamacının altındaki yola yürüdü. Yanan şehri çevreleyen nehir külden siyah akıyordu. Reim asasını yere vurdu ve akan su olduğu yerde dondu. Öksürerek üzerinden kaydı, şehrin içine doğru ateşleri geçerken asasını sinirle üzerlerinde salladı. Cızırdayıp tıslayarak, donmuş ve kömürleşmiş oduna döndüler.

“Çocuk!” diye çağırdı. “Hey çocuk!”

O sabah şehir ticaret ve seyyar koşuşturması içindeydi; şimdi sadece hayvanlar yanmış çitlerinden havzanın iki tarafındaki nehirlere doğru kaçmıştı.

Büyücü kalın buz tabakasının altında harap olmuş ev ve iş yerleri bırakarak büyülü buzunun altındaki ateşleri teker teker söndürdü, kendi kendine sırayla bağırıp mırıldanıyordu. Büyücü kulesine göz atmak için durdu, görkemli tarihi Gythia kule başları, Trostan hükümetinin merkezi. En büyük üç tanesi yıkılmıştı; kalanıysa ihtişamlı geçmişinin kavrulmuş haliydi. Bunu da arkasında donuk bırakmıştı. Kasabanın çevresini dolaşmıştı, sesindeki gerginlik artıyordu. “Hey çocuk, geç kaldın! Nereye gittin böyle?” merkezde halcyon kuyusunu bulana dek devam etti, alevlerden etkilenmeyen tek şey. Trostan’ın yanık döküntülerinden buzun altında boğulmuş zehirli dumanlar yükseliyordu. Orada kuyunun kenarında, çok daha büyük bir Grangor’un tüylü omzunda yüzü yaralı küçük bir kadın vardı. Bir elinde dönen küllerin içinde ürpertici gölgeler çıkaran bir fener tutuyordu.

“Ay!” diye boğazının gıcığını temizleyerek bağırdı Reim.  “Burada yetkili kim!”

Kadın göz yaşlarıyla dolu, is lekeli yüzünü yabancıya doğru çevirdi, Gythia’nın Yüksek Büyücüsünün örtüsünden kalanları açığa çıkararak. Omuzları düştü, çenesi yukarı döndü ve diğer ikisinden çok daha kısa olmasına rağmen, Reim’in sorusu cevaplanmıştı.

“Çocuk,” diye emir verdi.

Kadın başını salladı ve destek olmak için Grangor’un kolunu tuttu. “O gitti,” diye cevapladı, sonra yukarı Grangor’un hantal suratına baktı. “Her şey gitti.”

Reim Lore(hikayesi)  Bölüm 1 sonu. Devam edecek

 

Yazar Hakkında
@admin
Yorum

Cevap Yaz